1 Eylül Dünya Barış günüdür.
İnsanların barış ve kardeşlik içinde yaşaması, acı, kan ve gözyaşı olmaması herkesin ortak temennisi..
Peki bu temenni ne kadar gerçek?
1 Eylül Dünya Barış Günü olması her zaman kutlanacak bir gün olarak notlarımızda..
Peki ya bugün gerçekten dünyamız barış ve huzur içinde mi?
Buna “EVET” demek ne mümkün!..
Eskiden “1 Eylül Dünya Barış Günü” denilince Tarsus’a bağlı Yenice beldemiz akla gelirdi..
Nedeni çok basit ama anlamlıydı.. 30 Mart 2014 tarihinde tüzel kişiliği sona eren Yenice Belediyesi'nce, bundan yıllar evvel bir Barış etkinlikleri düzenlenmeye başlamıştı..
Yeniceliler, Tarsuslular, Mersinliler ve tüm halk büyük bir kalabalığın toplanması ile Yenice’de barış türküleri söylenir, barış için meşaleler yakılır ve güvercinler uçurulurdu.
Çünkü Yenice’de 2. Dünya savaşı öncesinde dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile İngiltere başbakanı Churchill Türkiye’nin savaşa girip girmemesi konusunda bir görüşme yapıp, savaşa katılmama kararı almaları unutulmaz.
İşte bu önemli kararı bizler Barış günü olarak kutlarız..
Halkımızın barıştan yana olması Yenice’yi barış kenti yapmıştı. Ancak Yenice’nin Mersin Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınıp Tarsus’un mahallesi konumuna gelmesi nedeniyle tüzel kişiliğini yitirdi, belediyesi kapandı.
Bugün bile bunun üzüntüsünü yaşıyoruz.
Yani Barış kenti, Yenice muhtarlıkla idare edilen bir mahalle oldu..
Burada artık Tarsus Belediyesi her yıl etkinlik yapıyor..
xx
Barış kelime olarak bile hoş gelen bir şey. Ama bugün daha çok savaş çığırtkanlığı yapılıyor. Aynı ülkenin insanları birbirine kırdırılmak isteniyor. Suriye’de, Irak’ta, İran’da, diğer yanda Rusya’da, Ukrayna’da, İsrail’in gaddarlığıyla Filistin’de, Gazze’de insan kanı dökülüyor.
Her yerde savaş var, barış hak getire.. Dünyanın dört bir yanında her gün yüzlerce insan öldürülüyor.
Bunları TV’lerde, internet sitelerinde hergün izledikçe insanların midesi bulanıyor, içlerine korku düşüyor.
İnsan olarak “Bumu barış içinde yaşamak, bumu insanlık? “ demekten kendimizi alamıyoruz..
İşte böyle bir ortamın yaşandığı günlerde Yenice’nin Barış kenti olması ve “BARIŞ ÖZLEMİ” daha çok önem kazanıyor.
Bundan 70 küsür yıl önce bu güzel kente gelen devrin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile İngiltere başbakanı Churchill burada Türkiye’nin 2. Dünya savaşına katılıp katılmamasını ele almış ve sonuçta barıştan yana karar alınarak Türkiye savaşa girmemişti.
Oysa bugün her yerde savaş var..
Kan var..
Gözyaşı var..
Son yıllarda Ortadoğu cehenneminden kaçanlar Türkiye’ye sığınırken, ülkemizin Güneydoğusunda yıllardır yaşanan gerginlikler ve bazı bölücülerin faaliyetleri ister istemez bizleri düşündürüyordu. Geçtiğimiz aylarda Meclise getirilen ve geçen ay kabul edilen “Terörsüz Türkiye” kanunu ile "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel kurulunda oy çokluğu ile kabul edilmişti....
Düne kadar Barış adına herkeste bir kaygı vardı. Ancak “Terörsüz Türkiye” kanunu ile güzel bir barış ortamı yakalandı.
İnşallah bu kez bu barış kelimesi gerçeğe dönüşecek ve ülkemizin başına yıllardır bela olan terör bitecektir diye düşünüyorum.
xx
İnşallah ülkemiz bundan sonra hiç savaşlara girmeden. terör olaylarına maruz kalmadan bekasını sürdürür.
Her yıl Yenice’de 1 Eylül’de barışın simgesi olan güvercinler uçurulurken yine bu güvercinlerin uçurulması ile barışa katkı sağlanmasını diliyorum.
Savaşın kötülüğünden, barışın güzelliğinden ve gerekliliğinden yana olanların bunun için çaba sarf etmesini diliyorum.
Savaş ortamının yaşandığı günümüzde Barıştan yana olanlara ve barış için çaba harcayanlara selam olsun.
Dünya Barış gününüz kutlu olsun diyorum.
Ve dünyamızın gerçekten savaşlardan arınmasını, insanların katliamlara son verip, akan gözyaşlarının son bulmasını temenni ediyorum.