Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin’in dış ticaret performansının yalnızca tek bir ayın ihracat verisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, faaliyet ili ve girişim merkezi verileri arasındaki farklılığa dikkat çekti.
İl bazlı dış ticaret istatistiklerinin iki farklı yöntemle yayımlandığını hatırlatan Özdemir, bunlardan ilkinin ihracat işleminin fiilen gerçekleştiği, yani gümrük çıkışının yapıldığı ili esas alan “faaliyet ili” verileri olduğunu, diğerinin ise ihracatı yapan firmanın kayıtlı merkezinin bulunduğu ili esas alan “girişim merkezi” verileri olduğunu ifade etti.
Temmuz 2026 ihracatına ilişkin değerlendirmelerde faaliyet illeri bazındaki verilerin öne çıkarıldığını belirten Özdemir, bu yönteme göre Mersin’in ihracatının geçen yılın aynı ayına göre 194 milyon dolar arttığını ve kentin Türkiye genelinde ihracatını en fazla artıran il olarak gösterildiğini söyledi. Ancak bu rakamın Mersin’in dış ticaret tablosunun tamamını yansıtmadığını vurgulayan Özdemir, girişim merkezi bazındaki verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
“İHRACAT 580 MİLYON DOLAR GERİLEDİ”
Mersin merkezli firmaların Ocak-Temmuz dönemindeki ihracat rakamlarına dikkat çeken Özdemir, 2025 yılında 4,72 milyar dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 4,14 milyar dolara gerilediğini kaydetti. Özdemir, “İhracattaki düşüş 580 milyon dolar, yani yüzde 12,29 seviyesindedir. Üstelik 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde ilk 10 sırada yer alan 8 il ihracatını artırırken, Mersin ihracatı en fazla gerileyen il olmuştur” ifadelerini kullandı.
Mersin merkezli firmaların ithalatında ise artış yaşandığını belirten Özdemir, 2025 yılının ilk yedi ayında 4,75 milyar dolar olan ithalatın 2026’da 5,50 milyar dolara yükseldiğini aktardı. İthalatın yüzde 15,76 arttığını ifade eden Özdemir, bu gelişmenin dış ticaret dengesine de yansıdığına dikkat çekti.
İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 99,46’dan yüzde 75,36’ya gerilediğini belirten Özdemir, “Başka bir ifadeyle Mersin’in dış ticaretinde aynı dönemde ihracat azalırken ithalat artmış, ihracatın ithalatı karşılama gücü ise yaklaşık 24 puan düşmüştür” dedi.
Bu tablo karşısında yalnızca temmuz ayındaki faaliyet ili verilerinden hareketle Mersin’in ihracatta “zirveye yerleştiğini” söylemenin doğru bir değerlendirme olmayacağını belirten Özdemir, dış ticaret performansının bütün göstergeler üzerinden ele alınması gerektiğini vurguladı.
“TEK BİR AYA ODAKLANMAMAK GEREKİYOR”
Mersin’in ihracatını artırmasının ortak hedef olduğunu ifade eden Özdemir, kentin güçlü bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Özdemir, “Mersin, sahip olduğu üretim altyapısı, lojistik avantajları, limanı, tarım ve sanayi kapasitesiyle yüksek bir ihracat potansiyeline sahiptir. Ancak bu potansiyelin gerçek bir başarıya dönüşmesi, tek bir ayda ortaya çıkan artıştan çok, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ihracat performansıyla ölçülmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Sağlıklı bir dış ticaret değerlendirmesi için yalnızca ihracat rakamına bakılmaması gerektiğini belirten Özdemir; ithalatın seyri, ihracatın ithalatı karşılama oranı, dış ticaret dengesi, ihracatın katma değeri ile ürün ve pazar çeşitliliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“ASIL BAŞARI YILLAR BOYUNCA SÜRDÜRÜLEBİLEN İHRACAT ARTIŞIDIR”
Mersin’in hedefinin yalnızca daha fazla ihracat yapan bir kent olmakla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Özdemir, yüksek katma değerli üretim ve sürdürülebilir ihracatın önemine dikkat çekti.
“Asıl başarı, bir ayda elde edilen sıralama değişikliğinden değil, yıllar boyunca sürdürülebilen bir ihracat artışından anlaşılır” diyen Özdemir, Mersin’in ithalatını daha etkin yöneten, dış ticaret açığını azaltan, yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlardaki konumunu kalıcı biçimde güçlendiren bir üretim ve ihracat merkezi haline gelmesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, “Mersin bunu başarabilecek potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli tam kapasite ile hayata geçirmek için hep birlikte çalışmalıyız” dedi. (Haber Merkezi)