Mersin’de yerel muhalefetin cılız, ucuz eleştirilerini sıkça görürüz.
En son hatırladığım “At Eti” laf dalaşıydı ; öyle ki, meseleyi biraz daha renklendirmek içi, atın da “ Yarış Atı” olduğu iddia edildi. Peki sonuç ne oldu?
Hiç! Zaten konu en başından beri bir HİÇ’ti…
Şimdi de yeni bir toplumsal mesele (!)miz var; yüksek sorumluluk sahibi kent düşünürleri (!) önümüze yeni bir soru koydu: Başkan ne içti ?
E, bundan daha önemli bir kamusal derdimiz olabilir mi ?
Başkanın eline bir içecek termosu veriliyor; bunda ne var ? diyeceksiniz; öyle de, termosun içinde ne vardı?
Sosyo-ekonomik , politik, estetik, etik ve felsefî açıdan çok önemli bir durum ;
-Termosun içinde ne vardı?.
Eh; ben de bir kent yazarı olarak ulusal önemde bu sorunun peşine düşmezsem eksik kalır. Başlıyorum.
En hayatî sorum şudur:
-Termosu veren kişi neden verdi? Bir polemik yaratmak için mi ? Sadece işgüzarlık olsun diye mi? Ya da Başkana sempatik görünmek için mi?
İkinci aşamada çok daha kritik sorum var:
-Özel kalem müdürünün bir süre sonra termosu alması doğrudur; ama Başkan o ana kadar termostan içmişti ve görüntülenmişti.
Dikkatli bir özel kalem müdürü, durumu önceden kavramalı ve termos verilmeden anında müdahale ederek engellemeliydi !
Şakaya nokta koyalım.
Değerli okurlarım; kamusal eleştiri gereklidir, önemlidir ve yapılmalıdır; ama belirli bir zeka, tutarlılık ve sorumluluk içinde…
Yerel yönetimler de eleştirilmelidir.
Konunun kamusal değeri, anlamı ve hizmet bağlamında ağırlığı gözetilmelidir; çünkü burası bir magazin alemi değildir; belediye hizmetleriyle ilgili hemşerilere gerekli bilgi akışı sağlanırken, eğlence mekânı kapısında medya şöhreti kovalayan magazinci gibi olamazsınız.
Yerinde eleştiriler yararlıdır.
Görevdekilerin daha iyi ve doğru çalışmasını sağlar.
Ama basit polemikler anlamsızdır; hele böylesine ucuz magazin tarzı cümleler hiç yakışmıyor.
Bir yıl içinde kenti meşgul eden şu iki meseleye bakar mısınız ?
“Yarış Atı Eti” ve Başkan’ın İçeceği !
Peki diğer “ önemsiz, anlamsız kent sorunları “ ne oluyor?
*Trafik sorunu,
*Kent içi ulaşımı felç eden dolmuşlar,
*Deniz kirliliği,
*Çöp sorunu,
*Üniversite öğrencilerinin barınma sorunu,
*Kültür ve sanatta kurumsallaşma sorunu,
*Kangrene dönüşen otopark sorunu,
*Yerel basının güçlendirilmesi sorunu,
Ve kentte hayatı zorlaştıran daha onlarca sorun var.
Ne dersiniz? Bu sıradan sorunları hiç konuşmayarak “ Asıl önemli iki kamusal meselede”mi kalalım:
-Yarış atı eti ne oldu?
-Başkan ne içti ?
Bu ucuz magazinel konumlar, ilgili kişilere yakışıyor olabilir; ama bu kent bunları hak etmiyor.
HARUN ARSLAN….25 Ağustos 2026