Hayatımızın güzel günleri yanında, zaman zaman bizleri üzen, yada hop oturup hop kalkmamıza vesile olan olaylar oluyor.
Türkiye son bir aydır orman yangınları ile uğraşıyor. Çok şükür bu yıl geçen yıla göre Orman yangınları hem az oldu, hem de geçmiş yılların verdiği tecrübe ile Orman yangınlarına kısa sürede müdahale edilip daha çabuk söndürüldü.
(Çok Şükür)
xx
Ancak hayatımızda olup bitenler sadece Orman yangını ile sınırlı değil tabi..
Zaman zaman yaşanan sel olayları, dere taşkınları..
Özellikle çok ölümlü otobüs kazaları da insanın canını acıtıyor..
Bunların yanında birde dünyayı derinden sarsan bir konu var..
Hangi ülkede, hangi şehirde, hangi tarihte ve hangi saatte bir depremin olacağını kestirmek güç.. Bilim adamları zaman zaman deprem hakkında açıklamalar yapsa da, kendilerine göre depremin tarihini ve şiddetini tahmin etse de bazılarımız bunu ciddiye almıyoruz..
Oysa deprem hayatımızın olmazsa olmaz bir gerçeği..
Önemli olan deprem yaşandığında nerede oluyorsa, orada binaların sağlam olması ve çok can kaybı olmaması..
(Depreme dayanıklı ve deprem yönetmeliklerine uygun konutlar yapılması her zaman ilk planda tutulmalıdır.)
xx
Hatırlarsanız…
Türkiye en son ve en büyük depremi 6 Şubat 2023 tarihinde yaşamıştı.
Yüzyılın en büyük felaketi olarak yorumlanan bu depremde hatırlarsanız 11 il ve ilçeleri olumsuz etkilenmiş ve 53 bine yakın insanımız hayatını kaybetmişti. O büyük deprem Türkiye’yi olumsuz etkilemiş, insanlar birlik ve dayanışma ile birbirlerine yardımcı olarak,, devletinde desteği ile yaralarını sarmaya çalışmıştı.
Hala bugün bile o acı depremin izlerini taşıyoruz, yaşıyoruz. Özellikle Hatay ve Adıyaman bölgesinden 6 Şubat depreminde evleri yıkılan yüzlerce aile Tarsus’a gelmiş ve hala aramızda yaşıyor. Depremi yaşayan insanların psikolojisini bir düşünün. Allah bir daha o acı günleri yaşatmasın diyoruz.
xx
Geliyoruz 17 Ağustos tarihine..
Yeni bir 17 Ağustos’un içindeyiz...
17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıldönümünde maalesef korkumuz yine deprem..
İnşaat Mühendisleri Odası başkanlarından Tarsuslu hemşehrimiz Namık Kemal Büyükaslan ile zaman zaman depremler üzerine yaptığımız konuşmalarda ve görüşmelerde kendisi depremde ölüm olaylarının en büyük nedeninin çürük yapılmış, depreme dayanıksız binalar olduğunu söyler.
Namık bey bugün yine vatandaşları bilgilendirip uyararak “Yurdumuzun en önemli gerçeklerinden birisi depremle yaşamak durumunda olmamızdır.. Çünkü ülkemizin nerdeyse tamamı deprem riski altındadır. Bu riski bertaraf etmemiz için depreme dayanıklı konutlar yapmanın dışında çocuklarımızı da deprem konusunda bilgilendirerek bu doğa olayı vukubulduğunda nasıl davranacağımızı unutmamalıyız. Bu bilinç ve eğitim ne kadar yüksek olursa, deprem meydana geldiğinde mal ve can kaybımız da o kadar düşük olur. Depreme hazırlıklı olmalıyız. Bunun içinde üretilen konutların depreme dayanıklı olması esası unutulmamalıdır. Yapının planlama aşamasından başlayıp bitene kadar her aşamasında mühendislik hizmeti alınması şarttır. Bunun için yapılacak tüm yapılar Deprem Yönetmeliği kriterlerine uyularak projelendirilmeli ve projeler eksiksiz uygulanarak gerekli denetimler yapılmalıdır. Depremlerin afete dönüşmemesi için tüm kurallara harfiyyen uyulmalıdır” demekte.
xx
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere Tarsus üçüncü derece deprem bölgesinde.. Yani diğer bölgelere göre kentimizde deprem riski biraz daha azdır. Ancak bu risk az diye Tarsus’ta konut yapılırken deprem yönetmeliğine uygun olmasına her zaman dikkat etmeliyiz.
Bugün Marmara’da 1999 yılında yaşanan depremin yıldönümü. Ben not defterimi karıştırdığımda bu tarih de gözümden kaçmadı elbette..
“Şimdi durup dururken deprem konusunu ele almanın ne alemi ne gereği var” diye düşünebilirsiniz.
Ama deprem hayatımızın her zaman olası gerçeklerindendir.
Ve Tarsus'ta da hissettiğimiz 1998 Ceyhan depremi benim unutamadığım depremlerdendir.
Ve dün denecek tarihte yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yaşanan Yüzyılın felaketi olan deprem de unutmamamız gereken gerçeklerdendir.
KISACA SON SÖZÜM:
Allah hepimizi, ülkemizi, milletimizi deprem, orman yangını, sel gibi doğal afetlerden korusun..