Türkiye’de Mersin denince akla hemen ” Barış, Hoşgörü, Dostluk” kavramları gelir
Mersin iki asırlık tarihinde her ırk, dil, din, mezhepten hemşerilere, farklı yörelerden ve kültürlerden gelen insanlara ev sahipliği yapmış, kimseyi ötekileştirmeden kucak açmış bir kenttir.
Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin bir arada yattığı mezarlığı, bu benzersiz yapının simgesel tanığıdır.
Özellikle Türk-Kürt kardeşliği için bir somut örnektir Mersin, birbirine canıyla bağlı sayısız arkadaşlıklar, akrabalıklar, ortaklıklar vardır; bu bağlamda ayrıma dayalı tek bir olumsuzluk yaşanmamıştır.
Terör bu ülkeye kan ağlatırken, Mersin’de şükürler olsun önemli bir olay olmamıştır.
Mersin’e göçle gelenler hep Mersin’in bu yapısını benimsemiş ve kentteki uyumlu yapıyı zenginleştirmiştir.
Yıllardır süren, herkesi yaralayan, insanlarımızın kaybına, 40 yıl boyunca ülkemizin yeterince gelişememesine neden olan terör artık bitiyor. Her düzeyde toplumsal mutabakatla başlayan ve ilerleyen çalışmalar, Gazi Meclis’te rekor sayıda KABUL oyu almış ve çok kıymetli, anlamlı bir döneme girilmiştir.
Mersin TİNGADER (Türkiye İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Akdeniz Bölge Başkanlığı olarak Devletimizin “Terörsüz Türkiye” eylemini her aşamada destekledik.
Bu konuda birçok köşe yazısı yazdım; yapısal özellikleri nedeniyle de Mersin bu konuda öncü olmalı diye düşündüm.
Herhalde bu bilinçle, bir çok ilden farklı olarak, Mersin’den Meclis komisyonuna iki Mersin Milletvekili seçildi.
Bu çok anlamlıdır.
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in yapıcı çalışmalarını ve demeçlerini memnuniyetle karşıladık.
Mersin’de doğup Mersin’de yaşamış ve bu kentin hoşgörü kültürü ile yetişmiş İktidar Partisi Milletvekili Ali Kıratlı ise bu konuda hem komisyonda hem de Mersin’de çeşitli ortamlarda ciddi çabalar sarf etti.
Şimdi; Türk, Kürt ve Arapların, Hıristiyanların ve Musevilerin, Müslümanların, Alevilerin yaşadığı; Çerkezlerin, Giritlilerin köylerinin, Lazkiyelilerin, Romenlerin mahallelerinin bulunduğu Mersin Türkiye’ye örnek olmalı, barış ve kardeşlikler Mersin’den başlamalıdır.
Çağdaş, vizyoner, barışçıl ve ilerlemeci bir proje olan “Terörsüz Türkiye” çabalarının doğal ortamı, sosyo-kültürel açıdan örnek modelidir Mersin. Ülkemizin bütünü için de bir tarihsel derstir.
Terörsüz Türkiye konusunda yazdığım son köşe yazımı şu sözlerle bitirmiştim;
“Mersin sizi insana layık kıymetlerle giydirir, sever ve korur.
İkliminden herkes etkilenmiştir; herkes bu barış ve iyilik ortamının bir parçasıdır… Bu nedenle tüm Mersin Milletvekillerinin bu projeyi destekleyeceklerini düşünüyorum.”
Maalesef bu dileğim yerine gelmedi.
Bu kentte doğmuş, bu kentte barış iklimini yaşamış bazı Milletvekillerimiz bu barış projesini desteklemedi! Gündelik ucuz siyasetin kısır hesaplarına dayalı bu olgu, Mersin tarihi için özel bir nottur ve kentimizin onurla inşa ettiği imajı adına son derece üzücüdür.
Mersin halkı onları elbette unutmayacaktır!
İsimleri bir süre daha olumsuz duygularla ve vurgularla anılacak; sonra da siyasetin tozlu raflarında unutulacaktır.
Ben bu hayırlı çalışmanın son noktaya kadar başarıyla yürüyeceğine; bu güzel ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın eşit ve kayıtsız şartsız değerli olduğuna inanıyorum.
Bir barış ve kardeşlik kenti olan Mersinimizdeki tüm kişi, kurum ve kuruluşun, tüm politik kanatların bu siyaset üstü konuda açık desteklerini ve katkılarını bekliyorum.
HARUN ARSLAN…14 Ağustos 2026