Cennet yurdum Türkiye verimli toprakları ile biliniyor.
Bu nedenle Türkiye için “tarım ülkesi” diyoruz.
Güneyin incisi Tarsus’ta sanayinin yanı sıra tarım önemli yer tutuyor. Bu nedenle Tarsus’ta bir tarım kenti.
Sormak lazım..
Bu kentte tarım olmazsa insanlar ne yapacak?
Tarım olmazsa mutfak masrafı daha çok olacak..
Tarım olmazsa işsizler ordusu ikiye katlanacak!
İyi ki Tarsus’ta tarım arazileri çok ve verim kuvvetli diyoruz..
Ama!!
Bu kentte ne üretilirse üretilsin çiftçinin - köylünün ürettiği ürün değerini bulmuyor. Yada değeri verilmiyor.
Üretimin gideri belli, bunun üzerine çiftçi kazanacak ki geçimini sağlasın.. Bu gerçekleşmeyince çiftçi ne yapsın?
Çiftçi ya borçlanıyor, yada karın tokluğuna çalışıyor..
Yapacağı iş ya yok,yede pek az seçeneği var..
Yine büyük fedakarlık gösterip üretmeye devam ediyor.
Üretimden vazgeçen ise portakal, limon, nektarin, şeftali, yenidünya bahçesini söktürüyor.
Buğday ekse olmuyor..
Pamuk ekse eskisi gibi cebi dolmuyor..
xx
İNCİR’DE DURUM
Bugünlerde kentimizde yeni ürünler piyasaya çıkıyor.
Mesela yaz aylarının meyvesi İncir çıktı...
Yeni bir ürün çıktığı zaman fiyatlara bakıyorum..
İncirin çıkış fiyatı Tarsus’ta 260 TL.
Bu rakam üretici için güzel bir rakam.. Ama bir-iki gün sonra havalar ısınıyor üretim artıyor ve piyasada mal çoğalınca bu rakam 170 TL’ye hatta daha aşağılara düşüyor.
Üreticiden alınan rakamın 3-4 katı fiyata pazarda yada markette satılıyor.
Yani üretici ürettiği ürünün maliyetini çıkaramıyor..
Ama elinde parası olan marketçi ve manav daha iyi para kazanıyor.
Üreticinin yada çiftçinin zarar etmesi kimsenin umurunda değil.
Aslında umurunda olması lazım..
Çünkü çiftçi olmazsa ülkemiz insanını kim doyuracak?
xx
ÜZÜM’DE DURUM
Yeni sezon geliyor.. Yaz aylarının önemli meyvelerinden üzüm yetişiyor, piyasaya çıkıyor.
Üzümün 50 TL’den aşağı satılmaması gerekirken toptan 11 TL’ye ürün alınmak isteniyor.
Yıllar evvel Devletin yaptırdığı Suma fabrikası özelleşince çiftçinin ürününe gerçek değeri verilmez oldu. Oysa üzümün geçen yılki toptan alım fiyatı 18 TL idi. Yani bir yıl içinde benzin, mazot, gübre ve işçilik iki kat artmış. Ama üretilen üzüme geçen yıl toptan 18 TL verilirken; bu yıl bunun ikiye katlanması gerekirken tüccar tutmuş 7 lirada eksik para teklif ediyor.
Şimdi üzüm üreticisi sumalık veya şaraplık ürününü çöpe mi döksün?
Her yıl işleri daha da kötüye giden üzüm üreticisinin feryadını duyması gerekenler duymuyor..
Konuyu Mersin milletvekili Gülcan Kış önceki gün Mecliste dile getirdi.
“Tarsus’ta ve çevresindeki üzüm üreticisinin ürününe geçen yıl 18 TL fiyat verilirken bu yıl bu rakam11 TL’ye düşürüldü. Adeta üzüm üreticisine bağını sök, asma kütüklerini yak, çiftçiliği bırak” deniyor diye feryat ediyor.
xx
Konunun mecliste dillendirilmesi elbette gerekli..
Ama bunu iktidara mensup vekillerinde duyup konuyu hükümet nezdinde dile getirmesi gerek.
Milletvekili Gülcan Kış; “Tarsus’ta üzüm alımları başladı. Geçen yıl üzüm taban fiyatı 18 TL olmasına rağmen bu yıl 11 TL’ye düşürüldü. Çiftçi maliyetin bile altında kalan bir fiyata ürününü satmaya mecbur bırakılıyor. Bu işi yapan özel sektöre mahkum ediliyor.” diyerek eleştiride bulunuyor.
xx
Eskiden böyle miydi ya?
Üzüm üreticisi iyi para kazanırdı.
Evini geçindirir, çocuğunu üniversitede okuturdu.
Hatta geçmiş yıllarda Tarsus Beyazı üzümünü tanıtmak amacıyla Üzüm bayramları düzenlenir, şenliklere sanatçılar çağrılırdı. Üzüm güzeli ve en iyi üzüm yetiştiren üretici seçilir üretim teşvik edilirdi.
Şimdi bırakın üzüm bayramını, çiftçi traktörünü, tarlasını, bağını bucağını satmak zorunda kalıyor.
xx
Durum aynen böyle..
İncir, buğday, karpuz üreticisinin yaşadığı sıkıntıların benzerini bugünlerde üzüm üreticileri de yaşıyor.
Üreticinin feryadını mecliste dile getiren Mersin Milletvekili Gülcan Kış’a teşekkür ederiz. Umarım bu feryadı hükümete mensup milletvekillerimizde duyar ve konuya destek verirler.
En azından Sumalık satılan ürüne verilen komik rakamın düzeltilmesini sağlarlar da, üretici zarar etmez..
Yada bağımı bucağını sökmek yada yok pahasına satmak durumunda kalmaz..