Yarış Atından kavurma … Çimento Fabrikası … ve Serkan Tuncer
A.Büyükşehir Belediyesi’nin Aşevinde at eti ” çıkması, elbette önemlidir; ama mesele çok daha başka bağlamlarda gündeme oturdu.
Eleştirenler, Büyükşehir Belediyesini suçlayanlar, Büyükşehir Belediyesi’nin suçsuz olduğunu iddia edenler, devlet kurumlarını kusurlu bulanlar…
Sosyal medyada, günlerce bu konuyu sakız gibi çiğneyen paylaşımlar yapıldı.
Gerçekte olay bu kadar önemli mi?
Sayısız gıda sahteciliğinin yapıldığı, sağlıksız ürünlerin market raflarını doldurduğu günümüzde bu olay tabii ki önemli; ama bu kadar değil!
B.Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer bazı olumsuz önyargılarla göreve başladı. Bana göre bu önyargıların doğru olmadığını ortaya koyarak başarılı bir Belediye Başkanlığı yapmaktadır.
Kendisine her zaman kolayca ulaşabiliyoruz, kentin sorunlarını anlattığımızda çözüm odaklı ilgisini görüyoruz.
Mesaisi dışında özel yaşantısı kimseyi ilgilendirmez, yaptığı hizmet ve çalışmaya bakılır.
Yine de kamusal bir imajı vardır; kişiliğiyle de toplumun dikkatini, ilgisini ve eleştirisini çekmesi olağandır. Bu nedenle olumsuz bir olayın içinde olması önemlidir; ama gündelik hayatın olağan seyrinde, hepimizin içinde gözükeceği bir tatsız olayın bu ölçüde konuşulması, sosyal medya denilen çöplükte bunca tartışılması, eleştiri ve savunma amacıyla bunca zaman harcanması gereksizdir. Kaldı ki bizzat Sn. Başkan konuya ilişkin bir metin yayımlamıştır ve olayı noktalamıştır.
C.Tarsus’ta kurulacak çimento fabrikasına tepki gösteriliyor; siyasiler ve halk toplanıyor, protesto gösterileri yapılıyor.
Aslında Mersin’in “kronik muhalif” özelliği nedeniyle ve gündelik siyaset hesabıyla damgalı çevreci anlayışla tüm yatırımlara karşı çıkılır, gündem yaratılır ama sonunda hiçbirini engellemede başarılı olunmaz, hepsi gerçekleşir.
Nükleer Santral, Balık Çitlikleri, Liman Genişlemesi, Hessler vs.
Çimento Fabrikasının yapılması yöre halkı için olumsuz olabilir, tepki çekebilir; olumlu ve olumsuz görüşler sonrasında sorun kendi yolunda ilerler.
Fakat bunca gürültüye değer bir mesele değildir.
D.Son on gündür dikkat çekici şekilde artan Mersin muhalefet Milletvekillerinin beyanatlarını görüyoruz.
Büyükşehir Belediyesi de her zamankinden daha fazla ve özellikle sosyal hizmetleri anlatan haberler yayımlıyor.
* * *
Şimdi gelelim asıl konumuza:
Neredeyse son çeyrek asırdır yazılarımla kentimizdeki “yolsuzluk” olaylarına karşı çıktım. Hele konu kamu malı olunca !
Kamu malı tüm halkın malıdır ve orada yapılan bir yolsuzlukla halkın ekmeğine el atılmıştır düşüncesi ile bir mücadele verdim.
Tabii bunun da bedelini ödedim.
Eleştirdiğim kişilerin taraftarları ve ne yazık ki, özellikle bazı basın mensupları tarafından çeşitli iftiralara, saldırılara maruz kaldım
Fakat hiçbir zaman geri adım atmadım.
Sevindiricidir ki şimdi o yolsuzluklara bulaşan kişilerin çoğu yok.
Onları o gün destekleyen ve onlardan nemalanan taraftarları ise şimdi yeni kent dinamiklerinin yanında konumlandılar; küçük hesaplar peşinde ucuz oyunlarına devam ediyorlar
* * *
İki hafta kadar önce Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem odaklı bir yolsuzluk iddiası gündeme geldiğinde tüm Mersin’in basınıyla, kent dinamikleri ile, halkıyla karşı çıkacağını, gündemde tutulacağını düşünmüştüm.
Maalesef iki haftadır “Yarış Atı, Çimento Fabrikası, Mezitli Belediye Başkanı” meseleleri (!) bence yılın en önemli olayının önüne geçti; bir şekilde gündem değiştirilmeye çalışıldı. Kamu malına dönük çok ciddi bir yolsuzluk iddiası, sanki uzayda yaşanmış gibi savsaklandı, kamuoyunun hafızasından silinmeye yüz tuttu.
Maalesef buna bazı muhalefet siyasileri de uydu; Belediyedeki yolsuzluk soruşturmasını eleştirip gündemde tutacaklarına, at eti gibi sıradan bir zabıta olayını meclise taşıdılar; basını ve kamuoyunu meşgul ettiler.
Umarım yolsuzlukla mücadele bu zengin kentin en önemli gündemi olur ve bu zengin hazinenin üzerinde oturan, ama gereğince yararlanamayan Mersin halkı gereksiz gündemlerle işgal edilmez; kamu malına dönük kötücül niyetlerle ve iddialarla ilgili olarak bilgiden mahrum bırakılmaz.
HARUN ARSLAN….27 Mart 2026