Tarım sektörü doğru planlama istiyor


Rekolte fazlası nedeniyle bu yıl turunçgilde yaşanan sıkıntıların ardından sektörün önünü açmak, turunçgil üretiminin yol haritasını belirlemek adına Turunçgil Çalıştay’ı düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın alınacak kararların tarım politikasına dönüştürülmesi talimatı verdiği Çalıştayda sektör temsilcileri vakit kaybedilmeden sağlıklı bir envanter çalışmasının tamamlanıp ardından planlamaya geçilmesi talebinde bulundu.

 

Tarih : 8 Mayıs 2024 Çarşamba 11:12

Necdet TAŞ

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonu,  Mersin Valiliği himayesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Ticaret Borsası (MTB), Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ve Ulusal Turunçgil Konseyi (UTK) işbirliğinde “Üretim Planlamasında Turunçgil Yol Haritası” Turunçgil Çalıştayı düzenlendi. İki gün sürecek çalıştıyda turunçgil, veri envanteri ve yönetiminden dış ticarete, pazarlamadan hasat ve depolamaya, hastalık ve zararlılarla mücadeleden ruhsatlandırmaya kadar her yönüyle değerlendirilecek. Çalıştaya; Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof Dr. Ahmet Gümen, Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, ziraat odalarının, meslek odalarının kooperatiflerin ve birliklerin temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler katıldı.

“ÖLÇEMEZSEK YÖNETEMEYİZ”

Turunçgilde yaşanan sorunların ele alındığı açılışta konuşmacılar çözüm önerilerini sıraladı. Toplantının açılışında konuşmacıların tümünün üzerinde durduğu ortak konu doğru envanter çalışması yapılması zorunluluğu oldu. “Elimizde sağlıklı veri tabanı olmazsa yol haritasını doğru belirleyemeyiz” diyen UTK Başkanı Kemal Kaçmaz, ardından UTK’nın bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, sektörü geliştirecek her konuda birlikte hareket edilmesinin önemine değinerek Mersin, Adana ve Hatay’da entegre bir kontrol koordinasyon sistemi kurulmasını önerdi. MTB Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye ve Mersin ekonomisinde tarım ve özelinde de turunçgil üretiminin önemini özetleyip sektör sorunlarına çözüm oluşturacak önerilerini sıraladı. Oluşan arz fazlasını eritecek politikalar geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Özdemir, bunun için dışarıda pazarın çeşitlendirilmesi, içeride narenciyenin önemini anlatacak kamu spotları hazırlanması, endüstriyel narenciye pazarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Kısa, orta ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğuna da değinen Özdemir, “Doğru planlamayla politikalar belirlenip bu sistemi teşvik eden bir mekanizma kurulmasını arzu ediyoruz” dedi. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ferhat Gürüz tüm dünyada narenciye üretiminin artarak sürdüğünü dile getirip planlamanın önemine işaret etti. Büyük üreticilerin modern tarımla yoluna devam edebildiğini belirten Gürüz, küçük üreticilerinse gerek devlet desteği gerekse akademisyenler aracılığıyla yeni meyve türlerinin ekimine yönlendirilmesi önerisini getirdi. Dış ticareti artırmak adına yeni pazarlarla zirai karantina protokollerinin imzalanması gerektiğini kaydeden Gürüz, analiz ücretlerininse yeniden gözden geçirilerek ihracatçının rekabet gücünün artırılması gerektiğini söyledi.

ÇAKIR: “BEREKETLİ TOPRAKLARI GELECEĞE TAŞIMAK ZORUNDAYIZ”

Çalıştayın açılışında konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır sözlerine bölgenin tarımdaki gücünü özetleyerek başladı. Mersin ve Adana’nın iki önemli tarım kenti olduğunu hatırlatan Çakır, Çukurova’nın toprak yapısı, su kaynakları, toprak işleme becerisine sahip insanları, mikro klima özelliği, etkin üniversiteleri, tarım enstitüleri ve Türkiye'nin ilk tarım teknoparkıyla tarımda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Böylesi bir zenginliğin verdiği sorumlulukla bereketli toprakları geleceğe taşımanın bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, “Bu sene,  gerek iklim koşulları, gerekse fazla üretimden dolayı turunçgilde ciddi sorunlar yaşadık. Aynı sorunları meyvede de görmeye başladık. Bu sene ve bundan sonraki senelerde bu riskin devam etme ihtimali bizi endişelendiriyor” dedi.  Yüksek girdi maliyetlerinin, üreticinin ürününün değerlendirilememesinin, gelecekte yapılacak üretimi miktar ve kalite açısından riske soktuğunu kaydeden Çakır, mevcut ürünlerin daha iyi şartlarda satılabilmesi için üreticinin, ihracatçının ve sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. “İhracatçılar kendi içinde rekabet etmemeli” diyen Çakır, içeride rekabet yerine dış pazarlara, kaliteli ve daha katmadeğerli ürün ihracatına odaklanmak gerektiğini vurguladı. Bölgedeki plansız üretim kaynaklı oluşan üretim fazlasına da değinen Çakır, bu soruna çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:  “Başta narenciye olmak üzere ürünlerin endüstriyel altyapısını oluşturmak gerek. Tarımını sanayiye, özellikle gıda sanayisine entegre edemeyen bir ülke gelişemez. Tarımın kaliteli şekilde geleceğe taşınması için ilk olarak tarımda örgütlenme olmalı. İkinci olarak da yeni nesli tarıma entegre etmeliyiz. Yaşlanan bir tarım nüfusumuz var. Yeni nesli tarıma kazandırmak zorundayız. Bunları ve sayısız hayati konuyu ele alacak bu çalıştayın, sorunlara çözümler getireceğine yürekten inanıyorum.”

VALİ PEHLİVAN; “DÜNYADA TARIM ARAZİLERİ AZALIYOR”

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan ise, bu çalıştayın oturumlarında ele alınmak üzere çok güzel konu başlıkları belirlendiğini ifade ederek, “Narenciye ürünlerinin; üretim planlaması, iç ve dış piyasaya pazarlanma ağlarının, ihracat imkanlarının genişletilmesi, katma değerinin artırılması, pazara uygun tür ve çeşit kompozisyonun oluşturulması, turunçgillerde ıslah, yeni çeşitler, iklim değişikliği, su yönetimi, sürdürülebilir üretim, iyi tarım uygulamaları, üretimde kayıtlılık ve izlenebilirlik, tüketim alışkanlıkları ve geliştirilmesi, işleme sanayi (meyve suyu, konsantre, kurutma gibi lojistik ve soğuk zincir uygulamaları, markalaşma, tanıtım ve ilgili pek çok hususun yer aldığı konu başlıkları çerçevesinde tespitler yapılacak, değerlendirmeler yapılacak ve bir sonuç bildirgesi yayınlanacak” dedi.  Tarımın her günümüzde, her anımızda var olan, var olması gereken bir olgu olduğunu, hayat devam ettiği sürece, dünyada yaşam devam ettiği sürece de var olacağını kaydeden Vali Pehlivan, “Tabii bu sektörün önemini ifade etmek bunun farkında olmak işin bir boyutu, bununla birlikte önemine uygun adımları atmak, bu öneme uygun şekilde geleceği planlamak da bir diğer önemli husustur. Tarımda insanoğlu, ilk insandan bugüne kadar özellikle de geleneksel metotlarla bu sektörü bir şekilde ayakta tutmuştur. Geleneksel tarımda belli başlı hususlardan bahsederken artık çok daha değişik alt başlıklardan bahsediyoruz. Tarımda artık yapay zekadan, akıllı, iyi tarım uygulamalarından, AR-GE ve dijitalleşmeden bahsediyoruz. Bir dönem ekstansif tarımdan entansif tarıma geçişten bahsederken artık bilgisayar teknolojilerinden bilişim teknolojisi üzerinden tarımda nasıl faydalanırız bundan bahsediyoruz. Tarım sektörüne birçok yeni kavram dahil olmuştur. Toprağı işlemek, ekmek, biçmek suretiyle ürüne dönüştüren insan yani emektar üreticimiz ve çiftçimizdir. Odağında toprak, odağında insan olan bir sektörden bahsediyoruz. Bu sektör her geçen gün büyüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün rakamlarına baktığımız zaman alan son 21 yılda dünya genelinde 86 milyon hektar tarım arazisi azalmıştır. 104 milyon hektar da orman arazisi azalmıştır. Ama tarımsal üretim değeri 2000 yılından 2021 yılına kadar 21 yıllık süre içerisinde 2 trilyon dolardan yüzde 84 artışla, 3.7 trilyon dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ülkemizde de 40 milyar dolardan 70 milyar dolara ulaşmıştır. Alan azalsa da talep arttığı için, nüfus arttığı için üretim değeriyle ilgili artışlar söz konusu olmuştur. Dolayısıyla kısıtlı sayılabilecek alanlarda tarımın ve tarım faaliyetlerinin en verimli ve kaliteli şekilde ürün üretiminin sağlanması konusu elbette ki ön plana çıkmaktadır. Mersin İlimizin yüzölçümü 1.585.300 hektar olup 328.401 hektarlık tarım alanı mevcuttur. İlimiz, Toplam 1.661.486 ton narenciye üretimi ile Türkiye’de 2. Sıradadır. Muz, çilek, limon, yenidünya, erik, nektarin, şeftali, kabak, taze bakla üretiminde Mersin İlimiz 1.sırada yer almaktadır. Badem, keçiboynuzu, patlıcan, salatalık, greyfurt, kayısı, avokado, nar, üzüm, pırasa, soya fasulyesi üretiminde İlimiz 2.sırada yer almaktadır” dedi.

 ‘MERSİN; ÇUKUROVA'NIN BEREKETLİ TOPRAKLARINA SAHİPTİR’

Mersin’in tarım sektörünün gayri safi milli hasılaya katkısının 2004 yılında 2,7 milyar TL iken 2023 yılında 88,2 milyar TL’ye yükseldiğine dikkat çeken Vali Pehlivan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2023 yıl sonu itibariyle İlimizin bitkisel üretim değeri 76,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılsonu itibariyle İlimizin hayvansal üretim değeri 11,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılsonu itibariyle İlimizin su ürünleri üretim değeri 29,6 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bu çalıştaylar vesilesiyle ‘Turunçgil Yol Haritasını Çizme’ özel başlığında tarımın genel anlamda değerlendirilmesini yapmış oluyoruz. Bu bağlamda sormamız gereken sorular. ‘Ne üretiyoruz? Nerede üretiyoruz? Nasıl üretiyoruz? Ne kadar üretiyoruz? Devamında da yarınlara bir projeksiyon sunmak adına da ‘Neyi üreteceğiz? Nerede üreteceğiz? Nasıl üreteceğiz? Ve ne kadar üreteceğiz? sorularını sorup bu soruların cevabını hep birlikte verecek; işte özellikle de bu işe emek vermiş, gönül vermiş başta akademisyenlerimiz olmak üzere sahada ter döken gerek tarlada gerek işin ticaret tarafında ter döken emek ortaya koyan bütün paydaşlarımızla, Tarım ve Orman Bakanlığımızın himayesinde geleceği inşallah planlamış olacağız. Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde hazırlanan, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla da yürürlüğe konulan 12. Kalkınma Planı’nda, tarım çok önemli bir başlık teşkil ediyor. ‘Geleceğin etkin şekilde planlanması vurgusu’ yapılıyor. Bu hedefe, bu gayeye hep birlikte ortak olmalıyız. Tespit bağlamında da yapılacak işlet, atılacak adımlar bağlamında da üzerimize düşen katkıyı vermek, fikir bazında vermek ama fikir bazında vermekle de kalmayıp bunu uygulamaya muhakkak şamil kılmak, uygulamaya yansıtmak ve takibini gerçekleştirmek durumundayız. Çok şükür bereketli topraklara sahibiz. Şu anda içinde bulunduğumuz Mersinimiz, yanı başında Adana'mız, Çukurova’mız dünyanın en verimli topraklarına sahiptir. Burada yetişmeyen ürün yok.  Bu bir avantajdır evet ama bu her yetişen ürünü planlı bir şekilde yetiştirmeliyiz ki yıldan yıla veya arz-talep dengesini sağlama, ‘ne oldu ne olacak’ telaşı içerisine girmeyelim. Bu çalıştaydaki oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve sonucunda yapılacak, yayınlanacak olan bildirgenin önemli,faydalı neticelere vesile olacağına inanıyoruz.”

GÜMEN; “TURUNÇGİLDE SAĞLIKLI PLANLAMA LAZIM”

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen’in bakanlık olarak tarıma verilen destekler, hastalıklarla mücadele konusunda yürütülen çalışmalar hakkında önemli bilgiler verdi. Bu etkinlikte turunçgil sektörü için politikalar geliştirileceğini belirten Gümen, "Dünyanın ilk 10 tarım ülkesinden biri olan Türkiye, güçlü tarımsal altyapısı ile artan ülke nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamanın yanında tarım ve gıda ürünlerinde 30 milyar dolar ile net ihracatçı durumda. Meyve üretimimiz son 20 yılda neredeyse 2 katına çıkarken ülkemiz tarımında yer alan en önemli ürün gruplarından biri olan turunçgillerde de üretimimiz yaklaşık yüzde 200 artışla 7,8 milyon tona ulaşmış durumda." diye konuştu. Turunçgillerin ülke ekonomisine önemli katkı sunduğunu vurgulayan Gümen, üretim ve dış ticaretteki önemi nedeniyle turunçgillerde sağlıklı bir planlama yapılması gerektiğini söyledi. Gümen, Bakanlıklarının sektörü uluslararası rekabete uygun şekilde geliştirmeye yönelik politikalar belirlediğini ve destekleme uygulamalarını bu hedefler doğrultusunda vatandaşların kullanımına sunduğunu belirtti. Bakanlık olarak yaptıkları destekler hakkında bilgi veren Gümen, "Bu çalışmalarla sektörün sürdürülebilir olarak verimli ve kaliteli bir şekilde büyümesi en büyük arzumuzdur” dedi. Gümen, çalıştayda turunçgil ürünlerinin üretim miktarının iç ve dış pazar talebini karşılama durumu, iç pazar açısından yeni bahçe kurulmasına ihtiyaç olup olmadığı, çeşit bazında ve coğrafi olarak bunların yoğunlaşma durumu ve piyasa aksaklıklarına neden olma risklerinin değerlendirileceğini anlattı. Çalıştay sonrasında somut ve uygulamalı çözüm önerileri alınacağına değinen Gümen, “Hızla değişen teknoloji ve ekonomi ortamında büyümesini sürdüren güçlü, etkili ve rekabet gücüne sahip turunçgil sektörünün varlığı ve idamesi ancak sektörün gerçekçi ve sağlam temeller üzerine yükselmesiyle mümkündür. Geçen sene Akdeniz meyve sineği konusunda oldukça yoğun çalışmalar yapmıştık. Ancak bu sene Akdeniz meyve sineği konusunda bir kat daha fazla çalışmamız gerekiyor. Geçen sene yaşanan sorun bu sene çok ciddi bir şekilde etki edecek. Ayrıca bu sene iklimin soğuk olmaması sebebiyle Akdeniz meyve sineği popülasyonunda ciddi bir artış var. Hastalık olarak illerden gelen sonuçlar şu anda sineğin yoğunluğunun fazla olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

 

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





 
  Akdeniz Gazetesi




 
  FLAŞ HABER
 

  BASIN İLAN KURUMU İLANLAR

 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün


  SOSYAL MEDYA
 
 

 


  

 
 
ANASAYFA BİK İLANLAR İLETİŞİM KÜNYE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
akdenizgazetesi.net © Copyright 2019-2024 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA