Geçtiğimiz hafta başladığım bu yazıyı, bazı yeni olaylarla bütünleyerek tamamlamaya çalıştım.
Yazıdaki temel meseleyi kısaca anlatmaya çalışayım:
Son zamanlarda, ülkemizin farklı kurum ve kuruluşlarında, özel ya da resmî yapılanmalarında geriye dönük olumsuzlukların gündeme geldiği ve sorunların çözülmeye çalışıldığı, suçluların ortaya çıkarıldığı çok özel bir süreci yaşıyoruz.
Hep yanlış yapanın yanına kâr kaldığı zamanları yaşadık.
Şimdilerde farklı adımlar atılıyor; yılların kötü ve kokuşmuş ilişkileri hukuk önünde hesap veriyor; buysa geleceği daha ümitli kılıyor.
Uzun yıllardır Mersin’deki yolsuzlukları, usulsüzlükleri, halkın parasının nasıl boşa harcandığını yazıyorum, anlatıyorum.
Bunun sonucunda da haksız ve ağır eleştiriler aldığımı, ötesinde bir bedel ödediğimi belirteyim.
Eleştirdiğim, yanlışlarını ortaya koyduğum kent yöneticilerinin yönlendirmesiyle, taraftarlı basın tarafında ağır mesnetsiz saldırılara uğradım, iftiralara maruz kaldım.
Özellikle bir günlük gazete, hakkımda günlerce asılsız haberler yayınladı; hakaretlere varan manşetler kullandı.
Yetmedi;Mersin Gazeteciler Derneği üyeliğim sebepsiz iptal edildi.
Sonunda yargı önünde hesaplaştık, ceza aldılar; ama onlar adına da üzüldüğümü itiraf etmeliyim. Basın ilkeleri ve insanlık onuru adına derin kaygılar duydum.
İzninizle, hatırlamaya devam edeceğim:
Macit Özcan döneminde Haluk Levent’in Büyükşehir Belediyesiyle ilişkilerini gündeme getirdim.
Ayrıca Aquapark’ın gerekesizliğini ve burada kaybedilen büyük bütçeyi yazdım.
Burhanettin Kocamaz döneminde Deniz Kızı şirketindeki usulsüzlükleri, yolsuzlukları yazdım. Yöneticilerinin eleştirmemem karşılığında bana yaptıkları teklifi bizzat başkana anlattım.
MTSO da Şerafettin Aşut döneminde yurtdışına yapılan sayısız geziyi sorguladım.
Usulsüz harcamaları yazdım. O dönemde kurdukları Turizm Platformu’nun Mersin’e verdiği maddi- manevi zararlara dikkat çektim.
Sonuç mu? Hep kocaman birer sıfır oldu; saldırılar, hakaretler, asılsız yayınlar devam etti.
Gelelim Mersin Belediyesi Vahap Seçer dönemine.
Vahap Seçer belki siyasî de olsa, “Arınma” tarafını seçti.
O zaman Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde de bir arınma dönemine geçilmelidir.
Mutlaka çoğumuzun bildiği, çeşitli isimler altında haksız maaş alanlar var.
Keza, iş çevreleri ile Belediye bürokratları arasında ilişkiyi sağlayan, gerektiği zaman şantaja kadar işi götüren kişiler olduğu hep söylenir.
Tam da bu yazıya çalışırken, Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli Belediyelerine dönük yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltılar olduğunu öğrendim. Elbet bundan sonrası hukukun hükmüne göre yürüyecektir. Kamu mülkünü korumak, varsa kusurlu olanların ortaya çıkarılması kamu vicdanını rahatlatacaktır.
Buradan çıkarılacak esas ders şudur: Özellikle yerel basın bu konularda kötü sınav vermiştir. Hemen her ciddi eleştiriye dar faydacı açıdan bakılmış; meslekî ve insanî açıdan yüz ağartıcı bir dönem yaşanmamıştır.
* * *
Değerli okurlarım, hemşerilerim;
Kente zarar veren, kamu parasını boşa harcayan resmi ve yerel yönetimlere; ayrıca STK, Platform, Konsey gibi oluşumlara karşı yıllarca mücadele ettim.
Bu dönemde birçok düşman kazansam da, bu kişilerin çoğu artık kent gündeminden çıkmıştır; bu da işin güven verici yanıdır..
Mersin maalesef eleştiri özürlü bir kenttir.
Birçok kent dinamiği sürekli yöneticileri över, yanlışlarını görmez, hep onlara bir işlerinin düşeceğini ve menfaat sağlayacaklarını düşünürler. Yani hesapları bu kentin faydasına değil, kendi kişisel ajandalarına göredir. Dolayısıyla, bir anlamda yanlışlara, kötülüklere ve usulsüzlüklere ortak oluyorlar.
Dilerim, son dönemde ülke çapında başlayan bu hukuksal atılımı destekleyelim, dersler çıkaralım; bu süreç kentimiz için de bir milat olsun.
Yerel basın da bir arınmadan ve özeleştiri süzgecinden geçsin.
Daha adil, hakka ve adalete dayalı, daha insana yakışır bir hayat için, daha temiz bir ülke ve Mersin için dersler çıkaralım. Bunun için de kişisel ve toplumsal ilişkiler dolayında yapıcı eleştirilere açık olalım; kısır fayda hesaplarıyla yanlışa bekçi durmayalım.
İnşallah, hukukun iradesi altında işleyen bu arınma süreci ülkemiz ve Mersin için hayırlara vesile olacaktır.
HARUN ARSLAN...29 Eylül 2026