ÇİFTÇİYİ KÜSTÜRMEYİN!


Türkiye’de olası bir gıda sorununun yaşanmaması için acilen Tarım Danışma Kurulu’nun oluşturulması gerektiğinin altını çizen Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, “Türkiye 2019 yılında binlerce ton tahıl ithal etti. Bunun da yüzde 80’sini Rusya’dan ithal etti. Rusya şu anda tahıl ihracatını durdurdu ve satmam diyor. İstediğimiz kadar paramız olsun. Tahıl alamadıktan sonra neye yarar. Onun için diyoruz ki Sen Evde Kal Türkiye’m Biz Tarladayız. Önlem alınmaz ise korona hastalığından kurtulsak bile Hollanda Hastalığına yakalanabiliriz. Tedbir yarın değil, hemen bugün alınmalı. Eli nasırlı çiftçi, çizmesini bir kez çıkarırsa ve üretime bir kez küserse bir daha zor barışır. Çiftçiyi ve üreticiyi küstürmeyelim. Bu kadar emek hebâ olmasın” dedi.

 

Tarih : 1 Nisan 2020 Çarşamba 13:03

Necdet TAŞ

Türkiye’de olası bir gıda sorununun yaşanmaması için acilen Tarım Danışma Kurulu’nun oluşturulması gerektiğini ifade eden, Anamur- Bozyazı  Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, Akdeniz Ziraat Odası  Başkanı Mahmut Sakallı, Aydıncık Ziraat Odası  Başkanı Hüseyin Akdeniz, Çamlıyayla Ziraat Odası  Başkanı Ali Ilıca, Erdemli Ziraat Odası  Başkanı Rasim Şahin, Gülnar Ziraat Odası  Başkanı Hatice Emiş Işık, Mut Ziraat Odası  Başkanı Hıdır Kar, Silifke Ziraat Odası  Başkanı Cafer Doygun ve Tarsus Ziraat Odası  Başkanı Veyis Avcı ortak bir açıklama yaparak, üretim için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirttiler.

“ÜRETİM; DURMA NOKTASINA YAKLAŞIYOR”

Ortak açıklamayı kamuoyuna duyuran Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, “Bilindiği üzere son günlerde Tüm dünya’da başlayan Covid-19 virüsü krizi ile ülkemiz de başa çıkmaya çalışmaktadır. Virüsün yayılmaması için de belli önleyici koruma tedbirleri alınmaktadır. Bilim kurul’u virüsün yayılımını önleme amaçlı çalışmalar yapmakta ve hazırlanan raporlar doğrultusunda belli yaptırımlar getirilmektedir. Buraya kadar olan süreç, bizlerin yani çiftçilerin bilebileceği, yorum yapabileceği, tespit yapabileceği veya öngörüsünü söyleyebileceği süreç değildir. Ama bazı önlemler alınırken daha uzun vadeli kararlar da alınması gerekmektedir. Eğer ki uzun vadeli çalışma yapılmazsa daha vahim sonuçlarla karşılaşacağız demektir.  Şöyle ki; üretim; durma noktasına yaklaşmaktadır. Son 15 günlük süreçte çiftçi’nin ürettiği gıda; maliyet fiyatının altına satılmaya başlandı. 15 gün önce çiftçinin satış fiyatı 8 TL, 9 TL olan çilek, şu anda 2,5TL, 3 TL,  1 kilo Muz 6,5 TL’ye satılırken şu anda muz 4,5 TL – 5 TL ’ye, 1 kilo salatalık 3,70 TL iken şu anda 1,60 TL, 1 Kilo Domates 2,50 TL iken şu anda 1 TL, 1 kilo patlıcan 6,20 TL iken şu anda 2,20 TL’ ye satılmakta ve maliyetinin altına satılarak üreticilerimiz zor durumda kalmaktadır. Görüldüğü üzere şu anda durum elbette kötü ama önlem alınmaz ise daha da kötü olacaktır.  Şu anda yediğimiz domates, biber, salatalık, patlıcan seralarda yani sahil bölgelerinde üretiliyor. Ancak yaz döneminde yiyeceğimiz sebzeler tam da bu dönemde ekim hazırlığına başlıyor ama ne yazık ki  alınan bazı önlemlerden dolayı çiftçiler yaylalara ekim dikim hazırlığına gidemiyorlar. Bu üreticilerin büyük bir kısmı da şu anda sahilde serada üretim yapan üreticiler. Mevcut durumdaki zarar, onları yayla tarımından da soğutmuş durumda. Önlem alınmaz ise bu insanlar yazın üretim yapmayacaklar ve bizi yaz döneminde daha büyük bir gıda sıkıntısı ve fahiş fiyat tehlikesi bekleyecektir” ifadelerini kullandı.

“ÖNLEM ALINMAZSA FELAKET OLUR”

“Bu süreçte zincir marketler ve AVM’ler raflarının çok hızlı boşalmasından dolayı ciddi bir kâr ettiği ortadadır ama unutulmasın ki bu gidişata önlem alınmazsa yaz döneminde raflarına sebze koyamayacaklar yerine ancak tuvalet kağıdı,kolonya,temizlik malzemesi vs.  koyabileceklerdir” diyen Gümüş, “Önlem alınmaz ise Corona virüsü hastalığından kurtulduktan sonra; Gıda üretiminde Hollanda Hastalığına yakalanabiliriz. 1960 yıllarında gaz rezervi bulan ve para birimi güçlenen Hollanda, üretimi adeta bırakıp, ithalat’a yönelmiştir. İlk ekonomik sarsıntıda ise hiç bir üretimi kalmadığı için ekonomisi adeta yaprak gibi savrulmuş ve toparlaması neredeyse 20 yılı bulmuş ve şu anda yaptığı hatalardan ders alarak adeta bir gıda üretim ülkesine dönmüştür. Yine üretimi bırakıp, ithalata geçen ve yakın zamanda bedelini çok ağır ödeyen ve ödemeye devam eden Venezuella örneği de karşımızda durmaktadır.  Bu ülkenin çiftçisi üretmek için çabalıyor. Ama çiftçiyi teşvik eden, koruyan önlemler ve tedbirler de mutlaka alınmalıdır. Çiftçi topraktan uzaklaşmamalıdır. Çiftçi bu zor günlerde bile büyükşehirlerdeki  insanlarımız sağlıklı yiyeceklere ulaşsın diye tarlasına, bahçesine, serasına giderken; zararına üretim yapmasının önüne geçilmeli ve mutlak ve mutlak suretle gerekli  önlemler alınmalıdır.  Bir sanayici fabrikasını üç ay kapatabilir. 3 ay sonra fabrikasını yeniden açıp üretime kaldığı yerden devam edebilir. Ama hayvancılıkla uğraşan bir üreticimiz için durum böyle değildir. Üreticimiz bugün sağması gereken ineğini süt alan yok diye sağmama şansı yoktur. Süt alan yok diye ineğe yem vermeme şansı yoktur. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin yaşaması için önce o ineğin yaşaması gerekmektedir. Onun için üreticilerimizi rahatlatacak olan tedbirler bir an önce alınmalı ve hayata geçirilmelidir” dedi.

“TARIMDA BİLİM KURULU VEYA DANIŞMA KURULU OLUŞTURULMALIDIR”

Bütün bunlar için bir an önce Tarımda Bilim Kurulu veya Danışma Kurulu’nun oluşturulması gerektiğini vurgulayan Gümüş, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Dünyayı ve ülkemizi tehdit eden COVİD 19 virüsünden dolayı EVDE KAL’ maya başladığımız bu günlerde markette, pazarda, manavda ve tezgahlarda her türlü gıdaya ulaşabiliyorsak bunu Türk Çiftçisine borçluyuz. Bilim Kurulu evlerde kalalım izole olalım, Hayat Eve Sığar sloğanları ile evinizden mümkünse çıkmayın diyerek bizleri uyarmakta ve en sonunda da bağışıklık sisteminin güçlenmesi için sebze ve meyve tüketerek de sağlıklı beslenmeye dikkat edin demektedir. Bunun için üretim bizim için bile şu kriz döneminde olmazsa olmazımızdır. Bu dönem sebze başta olmak üzere bir çok ürünlerimizin ekim ve dikim zamanıdır. Üretime devam etmek ve bu sürece olumlu katkı sağlamak adına ekim ve dikimi asla ama asla ihmal etmemeliyiz. Marketlerin, pazarların, manav tezgahların boş kalmaması için çiftçilerimizin tarlasından, bağından, bahçesinden ve serasından ayrılmaması gerekmektedir. Çiftçilerimiz tarlasını, bağını, bahçesini ve serasına terk ederse ülkemiz için  bunun telafisi asla  ve asla olmaz. Yetkilileri bir an önce çiftçilerimizi rahatlatacak tedbirleri almaya davet ediyor ve üretimi desteklemelerini istiyoruz. Üretim için gerekli olan tedbirler alınmaz ise çiftçi yanacaktır. Bir ülkede çiftçinin yanması demek o ülkenin yanması demektir. Üretim olmazsa yaşamamız mümkün değildir. Sağlıklı yaşamak sağlıklı beslenmeden geçer. Sağlıklı beslenmenin yolu da sağlıklı üretimden geçer. Sağlıklı üretmenin yolu da üreticiyi desteklemeden geçer.  Onun için diyoruz ki “Sen Evde Kal Türkiye’m Biz Tarladayız.” Türkiye 2019 yılında binlerce ton tahıl ithal etti. Bunun da yüzde 80’sini Rusya’dan ithal etti. Rusya şu anda tahıl ihracatını durdurdu ve satmam diyor. İstediğimiz kadar paramız olsun. Tahıl alamadıktan sonra neye yarar. Onun için diyoruz ki Sen Evde Kal Türkiye’m Biz Tarladayız. Önlem alınmaz ise korona hastalığından kurtulsak bile Hollanda Hastalığına yakalanabiliriz. Tedbir yarın değil, hemen bugün alınmalı. Eli nasırlı çiftçi, çizmesini bir kez çıkarırsa ve üretime bir kez küserse bir daha zor barışır. Çiftçiyi ve üreticiyi küstürmeyelim. Bu kadar emek hebâ olmasın ve Sen evde kal Türkiye’m. Biz tarladayız.”

 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





 
  Akdeniz Gazetesi




 
  FLAŞ HABER
 

  BASIN İLAN KURUMU İLANLAR

 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün


  SOSYAL MEDYA
 
 

 


  

 
 
ANASAYFA BİK İLANLAR İLETİŞİM KÜNYE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
akdenizgazetesi.net © Copyright 2019-2024 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA